Televizyonun Toplum Üzerindeki Etkisi

Televizyonun Toplum Üzerindeki Etkisi

TV dizileri…

İnsanı özünden uzaklaştırmak için mükemmel bir tasarım TV dizileri…

Nedir insanın özü…

Yaradılış ve fıtrat…

Masum sandığımız ve hayatımızın her alanında bulunan TV’ler, tam karşısında oturup severek izlediğimiz dizilerin hayatımıza etkilerini hiç düşündük mü?

Eski insanları beynimizde “eski kafalı” kalıbına katmamızın TV ile alakasını düşündünüz mü?

Peki ya beyinlerimize empoze ettikleri…

Neydi insanın özü, mayası? Akıl ve edep…  Peki, hangi TV dizisi insanoğluna akıl etmeyi, edebin güzelliklerini gösteriyordu.

Bize ne katıyordu TV dizileri…

Beynimize empoze edilenler ile nasıl bir toplum oluşturdular?

Ele alınacak o kadar dizi var ki…

İlk TV dizilerine bakacak olursak öncelik aile bağını kopartmaya yönelik olduğunu görebiliriz

Anne babaya danışma büyüklerimizden ilham alma fikirlerini önemseme gibi fiiliyatları TV dizileri yüzünden bu gün gençlere ve hatta çocuklara bakınca bile maalesef çoktan kaybettiğimizi görüyoruz. Sonrasında ahlaki değerlerimiz, dini yargılarımıza  yönelik TV çalışmaları…

Aslında TV dizilerinin zararlarını ayrı başlık altında uzun uzun incelemek istiyorum ama şuan kısaca bahsedeceğim.

Mesela mafya dizilerini ele alacak olursak; bireylerin adalet terazisinin dengesini kendilerinin kurmaya çalıştığını, kanunu tanımadığını görüyoruz… Mafya dizilerinde konular hep aynı seyirdedir. İnsanlara şiddeti empoze eden mafya dizileri aynı zamanda bireyleri şiddete karşı duyarsız hale getirebilmektedir.  Bu gün kavga eden iki kişiyi görünce ellerinde telefon ile olayı izleyip çekenler şiddete alışmış duyarsız insanlar, mafya dizilerinin yetiştirdiği bireylerdir…

Peki ya toplumun temel taşı olan edep ve ahlaki değerleri çökerten diziler ve ya programlar…  Mesela Esra Erol. 

Karşı komşuya, amcaya, enişteye DNA testi yapan program olan Esra Erol’da, kadının iffetinin ayaklar altına alınmış halini görüyoruz. Kadını değersizleştirmeye yönelik bu programlar aynı zamanda namus, edep, hayâ gibi manevi değerlerimize de el atmakta ve iffetsizliği, gayri meşru ilişkiyi normal göstermektedir. Bir yandan Türk toplumunun vicdanına el uzatırken diğer yandan ahlaki değerleri yerle bir edecek arsız olayları normal gösteriyor. Siz hiç ahlaksız yapıp bunu normal şekilde gidip bağıra bağıra anlatan bir kadın gördünüz mü? Peki, ahlaksız yapan kadını geri gelsin her şeyiyle kabulüm diyen Türk erkeğine ne demeli… Bilinçli şekilde kurgulanan oyunları sergiledikleri program ile aile hayatının gayri meşru ilişkilere açık olmasını , zinanın bütün çıplaklığı ile hayatımızın bir parçası haline gelmesini istedikleri bariz..  Ahlaksızlığı evimizin içine girdirip bunu normal kılan bu tür TV programlara dur demeliyiz.

Kurgudan farksız aslında insanların beynine empoze edilmeye çalışılan şey hep aynı… Fark ettiyseniz hep aile kavramı üzerinde kurgulanmıştır bütün senaryolar…

Eskiden bu tür olaylar yaşandığı zaman insanlar kendileri yapmış gibi utanıp kimseciklere demezler bunu ayıp olarak görüp susarlardı. Türk toplumunun ar damarını zedelemişlerdir.

Utanma, hayâ gibi duyguları barındırmayan, zina gibi aleni işlerde bulunup bunu gizleme ihtiyacı hissetmeyen toplumun hayvanlardan farkı yoktur,

Zira Allah insanı hayvanlardan farklı kılacak değerlerle yarattı. Bunları kaybedersek elimizde ne değer kalır ne insanlık…

Bu gönderiyi paylaş