Kağıt Baskıdan Dijital Serüvene: “Baskıyı Durdurun!”

Kağıt Baskıdan Dijital Serüvene: “Baskıyı Durdurun!”

Geçtiğimiz yıl içerisinde 30 yıl önce bir grup gazeteci tarafından kurulan Britanya merkezli The Independent Gazetesi ‘Baskıyı Durdurun’ manşetiyle kağıda veda etti. Gazetenin 30’uncu yılında dijitale geçme kararı, İngiltere’nin ulusal basınında bir ilk gerçekleşti. Elbette bu durum dünyadaki birçok basın kuruluşunda da olan bir durumdu. Sebebi biraz dijital neden biraz da ekonomik neden olmasından ötürü birçok gazete tercihini bu yönde gerçekleştirdi. Ama bizim de üstünde duracağımız durum gazetelerin kendine uygun gördükleri sebeplerden dolayı “dijitalleşme” yoluna gitmesi. Türkiye’de ise kağıt baskıdan vazgeçerek dijital gazeteye geçişi “Radikal Gazetesi” ile gördük. İnternet üzerinden yayın yapan haber portalları vardı fakat Radikal Gazetesi’nin durumu biraz daha farklıydı. Baskıyı bırakıp internet üzerinden yani dijital bir şekilde yayın hayatına devam etmesi bizler için durumu farklı kılıyordu. Basın hayatında yaşanan bu süreçler içerisinde The Independent Gazetesi ile birlikte aklımda yer eden ‘Kağıt baskıdan dijitale geçiş’, ‘dijital gazetecilik’ gibi konular üzerinde durmak gerektiği inancındayım. İlk olarak gazetelerin dijitale geçiş dönemi ve yaşanan bu dijitalleşmeden sonra Türkiye’deki Dijital Gazete: Radikal Gazetesi örneğini ele alacağız.
Teknolojinin yükselişiyle birlikte internet ortamının gelişmesi ve insanların bir o kadar hızlı ulaşması bazı kaçınılmaz gerçekleri ortaya çıkarmıştır. Dijital dünyanın getirdiği kolaylıklar karşısında ister istemez gelenekselleşen bazı yapılar da geleneksel yapılarından ödün verme kararı almışlardır. Gazeteler ve gazetecilik sektörü de bu yolda ilerlemekte olup dijitalleme serüvenine kapılmıştır. Geleneksel gazeteler böylelikle güç kaybına uğramış gibi görünse de gelenekselin yanında yine de dijitale yönelme söz konusu olmuştur. Dijitale geçen gazeteler ise aynı zamanda başka alanlarda yani dijital platformda güç kazanmaya başlamıştır. Buna değinecek olursak dijitalleşme, geleneksel medyayı etkilemekle kalmayıp aynı zamanda pazarlama ve reklam sektörlerini de etkilemiş, hatta fazlasıyla değiştirmiştir.
Geleneksel medyanın dünyaca ünlü patronu Rupert Murdoch yavaş yavaş gerilediklerini şu şekilde ifade ediyordu: “Gazeteler, yayın hayatına başladıkları günden beri okurun istediği haberleri verdikleri için geliştiler. Bugünkü çöküşün nedenini yalnızca teknolojiye yüklemeyelim. Müşterisinin istemediği yemekleri yapan bir restaurant gibi biz de çöküyoruz!”
Teknolojinin gelişmesi ve internetin insan hayatının önüne geçmesiyle sosyal medya gibi kavramlar, insanlık için son yıllarda en önemli gelişmedir. Fakat internetin gelişmesi ve akabinde sosyal medyanın da etkili olması iletişim araçlarının kitle iletişim araçlarında yarattığı etki fazlasıyla ciddiye alınmalıdır. Yazılı geleneksel medya bundan çok zaman önceleri anlaşılamamış ve ciddiye alınmış gibi olsa bile aslında ciddiye alınmamıştır. Artık günümüzde de teknolojinin getirdiği dijitalleşme söz konusu geleneksel medyayı yavaş yavaş dijitalleşme yoluna iterek kağıt baskıyı durdurmaktadır. Prestijli The New York Times’ın da dahil olduğu medya grubunun yöneticilerinden Mary Jacobus “Gazetelerimize yatırım yapmayı sürdürüyoruz, zira daha çok uzun bir süre bizimle birlikte olacaklar” demişti. 2011’de ise The New York Times Company’nin başkanı Arthur Sulzberger Jr. “Elbette gelecekte bir gün New York Times’ı kağıda basmaktan vazgeçeceğiz” açıklamasını yaptı. Bu açıklamalar kafaları allak bullak etmişti. Gelişen teknoloji ve dijitalleşme sürecinde Amerika Başkanı Obama, internet kullanımının günden güne artması ve basılı gazete satışlarının düşmesinin ardından geleneksel medyanın da imalat ve perakende sektörleri gibi yeni dönemle baş etmekte zorlandığını vurguladı. İşlerin geçmişteki gibi yürümediğini söyleyen “Kâr eden çok az sayıda gazete var, onlar da ulusal markalar. O eski zamanların geri gelmeyeceğini anlamak zorundayız” dedi. Yavaş yavaş dünyada geleneksel gazeteciliğin zorlandığını ve dijitale doğru yol aldığını görmek zor değil.
Dijitale geçiş serüveni
Türkiye’de uzun yıllar önce hayatımızda yer eden ancak son yıllarda oldukça fazla hayatımızın bir parçası olan ve habercilik anlamında çok gündemde yer alan internet, dijital gazetecilik alanını yeni bir açmaza getirmiş ve geleneksel yapı içerisinde yeni bir oluşum şekline bürünmüştür. Bu alan geleneksel medyanın yanında çok fazla bir ekonomik durumu olmayan ve hem yazılı basını hem de televizyon işlevlerini insanlara rahatlıkla sunabilen teknolojik özelliği ile bir devrim niteliği kazanmıştır. İlk olarak geleneksel medyaya yardım edecek şekilde insanlara sunulan enformasyonun yayılmasına yardımcı olan bir işlev üstlenen dijitalleşme serüveni her geçen gün güç kazanma yoluna gitmiştir. Daha sonradan ise bu değişim hızlı ilerlemiş ve direk içerik üreten bir yapı haline gelmiştir. İnternet sitelerinin yanında ise sosyal paylaşım sitelerinin ortaya çıkışı ve yaygınlaşmaya başlamasıyla birlikte sosyal medya dünyanın en büyük, en hızlı ve en önemli kitlesel iletişim platformuna dönüşmüştür. Bir nevi küreselleşme alanında haber alma ve verme alanında insanların iletişim hızını üst düzeye çıkarmıştır. Belli bir zaman bu durumla ilgilenmeyen geleneksel basın, dijitalleşmeye duyarsız kalamamış ve bu durumun gelişim sürecinde yer edinmeye başlamıştır. Nüfus, okuma-yazma oranı, milli gelir, kentleşme oranı artarken, iletişim ve ulaşım teknolojileri gelişirken, kağıda basılı gazete ve dergilerin tirajlarının artmamasının, üstelik düşmesinin en önemli nedenlerinden biri de kuşkusuz dijital medya ve internet gazeteciliği olmuştur.
Basılı gazeteler ilk kez 1995 yılında internet sitesi açıp yayın yapmaya başladılar; Amerika’da The Washington Times, New York Times gibi gazetelerdir. Hatta bu gazetelerinin öncüleridir. Aynı sene içerisinde Avrupa’da International Herald Tribune ve Daily Mirror gibi gazeteler ‘sanal habercilik’ alanında yer aldılar. Türkiye’de ise, internetten yayına geçen ilk gazete ise 2 Aralık 1995 tarihinde Zaman’dı. Milliyet Kasım 1996’da, Hürriyet ve Sabah ise 1 Ocak 1997’de online yayına başladılar. 1995 – 2000 yılları arasındaki ilk beş yıllık dönemde, genellikle basılı medyadan haberler bir şekilde internete aktarılıyordu, daha çok günlük basılı gazetelerdeki haber ve fotoğrafları internet ortamına aktarma işlevi söz konusuydu. Geldiğimiz dönemde ise artık internetteki haber portalları ve Twitter, Facebook gibi sosyal medya siteleri, basılı gazeteler için ‘haber kaynağı’ olmaya başladılar. Bu durum da artık neredeyse haber ve haberin kaynağının ve yayınlanmasının sosyal medyada döndüğünün kanıtı olacak niteliktedir.
Baskıdan dijitale geçen gazeteler ve Türkiye’de Dijital Gazete Radikal Gazetesi
Baskında dijitale geçen gazetelerden bahsedecek olursak, genellikle tiraj sıkıntısı yaşayan ve ekonomik buhranlar içerisinde olan gazeteleri görmekteyiz. Aynı zamanda da maliyeti az olan interneti kullanmak isteyen gazeteler olarak belirtmekte yarar vardır. Dijital gazetecilik, daha az maliyet gereği ve daha az gazeteciyle internet ortamında gazete hayatını bir şekilde sürdürmektedir. Dijital gazeteye geçişte The Independent Gazetesi’ni en başta yer vermiştik. Gazete 30 yıllık geçmişiyle birlikte 400 bini aşan bir baskısı olduğunu ve son dönemlerinde baskısının 40 bine indiğini belirtmek gerekir. Dünyada geçmişi çok köklü olup dijitale geçen gazeteler de vardır. ABD’de yüzyıllık gazete Christian Science Monitor 2009 yılının nisan ayından itibaren internet üzerinden yayın yapmaya başladı. Bir başka köklü gazete Lloyd’s List 280 yıldır baskı yaptığı gazeteyi 2013 yılının aralık ayında baskıyı durdurdu ve dijital yayına geçti. Bir başka gazete ise Seattle Post-Intelligencer 2009 mart ayında basılı yayın hayatına son vererek dijital hayata geçti.
Türkiye’de yayın hayatına 2006 yılında başlayan Radikal Gazetesi örneği var. Radikal gazetesi 21 Haziranda son kez basıldı ve bu süreçte yayın hayatına dijital dünyada devam etti. Böyle bir serüvene kimse anlam verememişken Radikal okurları bu durumu üzüntü ile karşıladı. Fakat yine de bir nebze olsun okurlar internet üzerinden ulaşabileceklerini biliyordu. Türkiye’de birçok kişi bu süreci tartıştı ve dijitalleşme gerçeği üzerine konuştu. Artık haberlere bilgisayar, tablet, telefon gibi yerlerden çok daha rahat ulaşırken reklam ve pazarlama da iyi bir avantaj sayılacağı yönünde birçok kişinin beyanları da ortadaydı. Fakat her ne olduysa dijital yayın hayatına devam etme kararı alan Radikal Gazetesi internet ortamından da kendisini kapatma kararı aldı. Özellikle dijital alanı tercih eden gazete sosyal medya üzerinden yankı uyandıran bir haberi okuyucularıyla paylaştı. Gazete artık yayın hayatında olmayacağını bildirerek kapandı.
Yaşanan bu süreçlerde teknolojinin gelişimi ve internetin hayatımıza girmesiyle birlikte birçok değişim yaşandı. Bu gerçekleşen değişim ile biz buna aslında bir dijital devrim diyebiliriz. Dünyanın birçok yerinde gerçekleşen bu değişim gazeteleri, gazetecilik mesleğini de fazlasıyla etkiledi. Bu durum daha da etkileyecek gibi görünüyor. Dijital devrimin yanında konuşulması gereken sosyal medya faktörü de gerçekten birçok etkiyi yanında getirdi. Sosyal medya; haber, habercilik ve gazetecilik sektörünü fazlasıyla etkilediği su götürmek bir gerçektir. Hatta şuanda geleneksel medya yanında internet ortamında da bulunan gazetelerin sosyal medyayı da iyi kullandığı bir gerçektir. Gelişen teknoloji ve sosyal medya ağının daha da büyümesiyle gazetecilik sektörünü daha da etkileyecek gibi görünüyor. Özellikle internet ağının daha da genişlemesi ile basın-yayın sektöründe gazetelerin gazeteciliğin değişime uğraması ile birlikte yeni istihdam alanları veyahut işsizlik durumunun da değişiklik göstereceği ortadadır.
Kim bilir daha kaç gazete kağıt baskıyı durduracak ve dijitalleşmenin hevesine kapılacak? Gerçekten sosyal medya dijitalleşmenin etkisini artırıyor mu veyahut artıracak mı? Dijital gazetecilik geleneksel medyanın önüne gerçekten geçecek mi? Bunları tahmin etmek gerçekten zor fakat gelişen teknolojinin neler getireceğini bilemeyiz. Nasıl ki bundan önceki senelerde neler olacağını kestiremezken şimdilerde neler olacağını kestirmek gerçekten güç…

Bu gönderiyi paylaş

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir